| ||||||||||||||||
| ||||||||||||||||
| Ana Sayfa | Haber Ara | Foto Galeri | Videolar | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı | ||||||||||||||||
KATEGORİLERHABER ARAEN ÇOK OKUNANLARSON YORUMLANANLAR |
FADİLE NEDEN BÖYLE OLDU
O Van'ın Fadilesi. İşte hergün cadde ve sokakta karşılaştığımız Fadile Kaya'nın çile dolu hayat hikayesi:
Siirt Eruh doğumlu olan ancak 39 yıldır Van"da, toprak bir evde yaşayan Fadile Kaya (68) isimli kadın, “berdel, zorla evlilik ve tecavüz olayları yaşadığını, ancak kendisine en çok "deli" denmesinden rahatsızlık duyduğunu” söyledi. Van"ın Erek Mahallesi"nde toprak damlı, yarı yıkılmış, harabe bir evde 39 yıldır yaşam mücadelesi veren Fadile Kaya, çevrede “deli” olarak biliniyor. Son zamanlarda yaşlılık maaşı bağlanan kadın, alışkanlık haline getirdiği için elinden eksik etmediği iri bastonuyla şehir merkezinde, köylerde ve çevre illerde dilenerek yaşamını sürdürüyor. Kaya"yı en çok rahatsız eden şey ise, insanların kendisine “deli” gözüyle bakması ve çocuklar tarafından taşlanması. Ailesi tarafından amcasının oğluna berdel yapıldığı için daha 12 yaşında iken zorla evlendirilmek istenen Fadile Kaya, güzel, çalışkan ve çevresi tarafından sevilen bir kadın olmasına rağmen, onu akıl hastanesine kadar sürükleyen çalkantılı ve bir o kadar da ders niteliğindeki yaşamını AKnews"e anlattı. Eruh"un Bozaltı köyünde 1942 yılında dünyaya gelen Fadile Kaya, daha 12 yaşında iken ailesi tarafından amcasının oğluyla zorla evlendirilmek istendiğini, ancak kendisinin buna direndiğini söyledi. Yakınları tarafından el ve ayakları bağlanarak evliliğe zorla ikna edilmek istendiğini iddia eden Kaya, kendisini sokak yaşamına sürükleyen o ilk günleri şöyle anlattı: “Ben 12 yaşındaydım, amcamın oğlu da 17. Beni ona berdel yapmışlardı. Ama ben onu istemiyordum. Yine de imam nikâhı kıydılar. İlk gece onu yatağa almadım. Ertesi gece ayaklarımı ve ellerimi bağladılar. Ama yine de amcamın oğlunu bağlı olan ayaklarımla iterek bana dokunmamasını söyledim. O da dokunmadı. Daha sonra da babamın evine geri yolladılar. Birkaç ay kaldıktan sonra yörenin şeyhleri evimize geldi. "Bunu tekrar eşine iade edeceksiniz" dediler. Bunun üzerine beni yeniden amcamın oğluna verdiler, ama ben birlikte olmayı ret ettim ve tekrar babamın evine kaçtım. Sonra da mecbur kalınca amcamın oğlu beni boşadı” Amcasının oğlundan dini kurallara göre boşandıktan 6 yıl sonra da, yaşlı bir imam ile evlendirildiğini anlatan Kaya, şöyle devam etti: “Camilerde ücretsiz namaz kıldıran bir komşumuz vardı. İki evlilik yapmıştı. Bir eşi ölmüş, biri de terk etmişti. Bir de evli olan başka bir amcamın oğlu vardı. İkisi de beni ailemden istiyordu. Amcamın oğluyla evlenmemek için ben de imamla evlendim. Birkaç yıl Eruh köylerinde imamlık yaptı, fitre ve zekâtlarla geçiniyorduk. Ne benim ne eşimin hiçbir varlığı yoktu. Daha sonra da Van"a geldik.” Eşinin Van"ın Erciş, Çatak ve Başkale ilçelerine bağlı köylerde imalık yapmaya devam ettiğini belirten Kaya, Van"da yaşadıklarını da, şöyle anlattı: “Önce Erciş"in Gom köyüne gittik. Sonra İran sınır köyü Merzik köyüne gittik. 6-7 sene İpekboru (Xanik) köyünde kaldık. Orda 2 kızım oldu. Hoşap tarafında Ahasam köyüne gittik. 3 yıl orda kaldık. Orda da 1 oğlum oldu. Çatak Kızıltaş köyünde 3 yıl kaldık. Orda da tandır evinde yaşadık. Köylüler yardım topluyordu. Yağ, ekmek, buğday ne varsa toplayıp bize veriyorlardı. Zekâtlarla kendime dikiş makinesi aldım. Terzilik yaptım. Gittiğimiz köylerde başkalarının evinde kalıyorduk. Kocam sabah gidip akşam geliyordu. Çatak"ta kaldığımız evin sahibi gece yatağıma geldi, ben onu kovdum ama kocamın haberi olmadı.” Kendisine ilk kez Hoşap"ın Ortük köyünde iken “deli” denilmeye başlandığını anlatan Kaya, “Ortük köyüne taşındıktan sonra artık kocam imamlık yapmadı. Koyunlarımız vardı, ben de terzilik yapıyordum. 5–6 ay orda kaldık. Bir gün bir komşumuz bize ait kesilmiş kavak ağaçlarını çaldı. Ben de gidip onları geri getirdim. "Bu kadın delidir" demeye başladılar. Kocam da başka bir kadına göz koymuştu. Beni boşamak istiyordu, o nedenle babamın evine gönderdi. "Bir süre kal sonra gelip seni alırım" dedi. Ama 6 ay boyunca gelmedi” dedi. Eşinin kendisinden kurtulmak için akıl hastanesine teslim ettiğini de belirten Kaya, şunları anlattı: “Kocam 6 ay boyunca gelmeyince babam haber gönderdi, "gel eşini götür" dedi. O da gelip beni geri götürdü. Bir gün onu göz koyduğu kadının yatağında yakaladım. Tartıştık, beni ertesi gün alıp Elazığ"a götürdü, akıl hastanesine teslim etti. Bir süre hastanede kaldım. Sonra da "bir şeyin yok, sen iyisin" diyerek Eruh"a babamın evine gönderdiler. O zamana kadar kocam beni boşamıştı. Bir gün kocamı Eruh"ta koyun satarken gördüm. Yanına gidip çocuklarımı sordum, "çocuklarımı bana vereceksin" dedim. Kaçıp Van"a geri döndü. Ben de kimseye haber vermeden çocuklarımı görebilmek için eşeğe binerek Van"a doğru yola çıktım. 2 ay sonra Van"a varabildim. Bitlis"te ve Çatak"ta askerlerin tecavüzüne uğradım.” Çocuklarını gördükten sonra tekrar Eruh"a döndüğünü belirten Kaya, “Bu kez de köylerine ait değirmende bir yüzbaşının tecavüzüne uğradığını” iddia etti. Yüzbaşının da çabalarıyla ailesi tarafından ikinci kez Elazığ Akıl Hastanesi"ne gönderildiğini söyleyen Kaya, kendisini ailesinden koparan ve sokağa düşüren son yaşananları, şöyle dile getirdi: “Bir gün evimize karakolda görevli yüzbaşı geldi. Ben de onun elini öptüm. Sivil elbiseler giymişti, ben de ona aşık oldum. Benimle evleneceğine söz verdi ve değirmende benimle birlikte oldu. Sonra da aileme "deli" olduğumu söyleyerek beni Elazığ"a gönderdiler. Hastanede iken hemşirelerle birlikte bulaşık yıkıyordum. O zaman başımı da açtım. Bir süre hastanede kaldıktan sonra tekrar babamın evine gittim. O yüzbaşıdan bir çocuğum oldu. Ama ben kimseye söylemedim. Yüzbaşı ise bir daha beni aramadı. İstanbul"a gitti. Çocuğun babası belli olmadığı için Ankara"daki Çocuk Esirgeme Kurumu"na verdiler. Ben de artık eşeğimi alıp yollara düştüm. Her tarafı gezdim, dilenerek, sokaklarda yatarak hayatıma devam ettim. Başkale Güzeldere bölgesinde bir gece dağda kaldım, askerlerin tecavüzüne uğradım. Sonra da Van"a geldim. Belediye Garajı yanında bir baraka vardı, orada kaldım. En son imam olan eşim bana Erek Mahallesi"nde bir ev satın aldı. Bu 39 yıldır ben bu evde yaşıyorum. Bu elimdeki resimde gördüğün bir çocuk yüzbaşıdan oldu. Ben çocuğumun bana geri verilmesini istiyorum. Eşeğimi de kocam sattı. Çok sevdiğim eşeğimin, çocuklarımın ve babamın resmini yanımda taşıyorum. Ne olur beni "deli" diye yazmayın. Asıl "deli" olan bana bu hayatı yaşatanlardır.” Şu anda, yaşlılık maaşı da alan Fadile Kaya, yıkık durumdaki evinin de tamir edilmesini istedi. Kaya, “Bir gün bu ev başıma yıkılacak. Belediyenin bana yardım etmesini istiyorum. Evim çamur içinde. Ayrıca komşular bana çok karışıyor, çocuklar taş atıyor. Beni deli zannediyorlar” dedi. -ipekyoluhaber- |
|||||||||||||||
|
|
Bu habere toplam 2 yorum yazılmıştır.
![]() |
WELCOME MESSİ!03 Ağustos 2010 |
VanHaber Van Haber Van Haberleri
RSS Kaynağı | Yazar Girişi
Altyapı: MyDesign Haber Sistemi